Do­cu­men­ta 1 
(15 Tem­muz-18 Ey­lül 1955)
Ko­nu: “XX. Yüz­yıl Sa­na­tı

Dün­ya­nın en kap­sam­lı mo­dern sa­nat ser­gi­si ko­nu­mun­da olan Do­cu­men­ta’­la­rın bi­rin­ci­si 1955 yı­lın­da dü­zen­len­di. İlk Do­cu­men­ta’nın öy­kü­sü ol­duk­ça il­ginç­tir.
Da­ha son­ra Kas­sel ken­ti­nin adı­nı bü­tün dün­ya­da sa­nat­se­ver­ler için­de ta­nı­tan Do­cu­men­ta baş­lan­gıç­ta da­ha çok Al­man­ya’­ya ve Al­man­la­ra yö­ne­lik ve as­lın­da sü­rek­li ha­le ge­ti­ril­me­si plan­lan­ma­yan bir sa­nat ser­gi­si ola­rak dü­şü­nül­müş­tü. Ve as­lın­da bu sa­nat se­ri­gi­si 1955’te Kas­sel’de dü­zen­le­nen “Fe­de­ral Al­man­ya Bah­çe/Bo­ta­nik Se­r­gi­si”ne ek ola­rak dü­şü­nül­müş­tü.
1955’te, Kas­sel’de dü­zen­le­ne­cek olan “Fe­de­ral Al­man­ya Bah­çe/Bo­ta­nik Ser­gi­si”nin ge­nel plan­lan­ma­sın­dan so­rum­lu Her­mann Mat­tern, bu “do­ğa ser­gi­si”nin, bir çağd­aş sa­nat ser­gi­si ile ta­mam­lan­ma­sı­nın doğ­ru ola­ca­ğı öne­ri­si­ni ge­tir­di. Kas­sel Gü­zel Sa­nat­lar Aka­de­mi­si’n­de Herr­mann Mat­tern’la bir­lik­te öğ­re­tim üye­si olan Ar­nold Bo­de Mat­tern’in bu öne­ri­si­ni ha­ya­ta ge­çi­ren ki­şi ol­du.
(Ar­nold Bo­de 1900-Kas­sel do­ğum­lu bir res­sam, mi­mar ve yon­tu­cu­dur. Sa­nat ve za­na­at ara­sın­da­ki ay­rı­lı­ğı or­ta­dan kal­dır­ma­ya ça­lı­şan akı­mın için­de yer al­mış, 1928’den 1933’e dek Ber­lin’de “Za­na­at Öğ­ret­men­le­ri Se­mi­ne­ri”nde ça­lış­mış­tır. Na­zi’le­rin ik­ti­da­ra gel­me­siy­le bir­lik­te kla­si­sizm dı­şın­da­ki tüm sa­nat akım­la­rı, ara­yış­lar “yoz­laş­mış” sa­nat ilan edil­di­ğin­de Bo­de mi­mar ola­rak ça­lış­ma­ya baş­la­mış, İkin­ci Dün­ya Sa­va­şı sı­ra­sın­da kış­la in­şa­at­la­rı yap­mış­tır.

1946’da, Kas­sel’de 1931 yı­lın­da dün­ya eko­no­mik kri­zi sı­ra­sın­da ka­pa­tı­lan Gü­zel Sa­nat­lar Aka­de­me­si’nin ye­ni­den ku­ru­lu­şu­na ön­cü­lük et­miş­tir.
Bo­de ilk Do­cu­men­ta’yı Kı­ta Av­ru­pa­sı’­nın ka­mu­ya yö­ne­lik ilk mü­ze bi­na­sı olan Fri­ede­ri­ci­anum’da (1769-79) dü­zen­le­miş­tir. Ser­gi Bo­de ta­ra­fın­dan “Al­man­lar için ders” ola­rak dü­şü­nül­müş ve plan­lan­mış, Do­cu­men­ta 1’de ağır­lık­lı ola­rak Na­zi Al­man­ya­sı’n­da “yoz­laş­mış” ilan edi­len sa­nat akım­la­rı­nın eser­le­ri ser­gi­len­miş­tir.
Kü­bizm, Eksp­res­yo­nizm, Ye­ni Nes­nel­lik, Konst­rük­ti­vizm, Sür­re­alizm, So­yut­çu­luk akım­la­rın­dan ki­mi sa­nat­çı­la­rın 20. yüz­yı­lın ilk el­li yı­lın­da re­sim ve plas­tik ala­nın­da ya­rat­tı­ğı eser­ler­den ör­nek­ler su­nul­muş­tur.
Bu bi­rin­ci Do­cu­men­ta’da top­lam 13 ül­ke­den 148 sa­nat­çı­nın 670 ese­ri ser­gi­len­miş­tir.
Top­lam 134 bin 580 zi­ya­ret­çi ser­gi­yi gez­miş­tir.

Do­cu­men­ta 2 
(11 Tem­muz – 11 Ekim 1959)
Ko­nu: “En­ter­nas­yo­nal Sa­nat Ser­gi­si
İlk Do­cu­men­ta’nın gö­re­li bü­yük ba­şa­rı­sı, ser­gi dü­zen­le­yi­ci­le­ri­ni ser­gi­yi bel­li ara­lık­la­ra tek­rar­la­yıp, ona ulus­la­ra­ra­sı mo­dern sa­nat­ta­ki ge­liş­me­le­ri iz­le­yip, bel­ge­le­yen bir sü­rek­li­lik ka­zan­dır­ma dü­şün­ce­si ve pla­nı­na gö­tür­dü.
O dö­nem­de, geç­miş­te­ki “gü­nah­la­rın­dan” arın­dı­ğı­nı gös­ter­mek için ça­ba­la­yan Al­man ege­men sı­nıf­la­rı açı­sın­dan da ken­di­le­ri­ne doğ­ru­dan za­rar ver­me­yen, ter­si­ne geç­miş­te yoz­laş­mış ilan edi­len sa­nat­la ba­rış­tık­la­rı­nı, “uy­gar­laş­tık­la­rı­nı” gös­ter­me­le­ri­ne de fır­sat su­nan Do­cu­men­ta dev­let des­te­ği­ni de ka­za­nın­ca ar­tık ku­rum­laş­tı.
Yi­ne de ser­gi­nin doğ­ru­dan dev­let pro­po­gan­da ara­cı ol­ma­ma­sı, sa­nat­sal yö­ne­tim­de ba­ğım­sız olu­na­bil­me­si için –ilk ser­gi­nin “mu­cit­le­ri” Bo­de ve Haf­mann’ın ıs­rar­lı ça­ba­la­rıy­la– ser­gi­nin tüm sa­nat­sal plan­la­ma­sı ve ger­çek­leş­ti­ril­me­si sa­nat­çı­lar­dan olu­şan bir “Dü­zen­le­yi­ci­ler Ku­ru­lu”na ve­ril­di.
Do­cu­men­ta 2’nin dü­zen­le­yi­ci­ler ku­ru­lu­nun baş­ka­nı Ar­nold Bo­de’ydi. O, ser­gi­nin hem sa­nat­sal yö­net­me­ni, hem de ser­gi mi­ma­rıy­dı. Wer­ner Haf­mann re­sim­den so­rum­lu plan­la­ma­cıy­dı; Edu­ard Tri­er plas­tik­ten so­rum­lu plan­la­ma­cı, He­niz Stün­ke gra­fik­ten so­rum­lu plan­la­ma­cıy­dı.
Fri­ede­ri­ci­anum’a ser­gi me­kâ­nı ola­rak Oran­ge­rie ve Bel­le­vue Sa­ra­yı da ek­len­miş­ti.
Do­cu­men­ta 2’de ağır­lık­lı ola­rak re­sim, plas­tik ve gra­fik ala­nın­da 1945-1959 ara­sı ya­ra­tıl­mış ço­ğu so­yut (abst­rakt) eser­ler ser­gi­len­di.
23 ül­ke­den 326 sa­nat­çı­nın top­lam 1770 ese­ri ese­ri ser­gi­len­di.
Ser­gi­yi 137 bin sa­nat­se­ver zi­ya­ret et­ti.
“Mo­dern sa­nat bu­gün ar­tık in­san­lar ara­sı iliş­ki­le­ri zen­gin­leş­tir­me­nin te­me­li ha­li­ne gel­miş­tir. (…) Mo­dern sa­na­tın ya­şa­ma ba­kı­şı, onun ifa­de tarz­la­rı ve al­gı­la­nı­şı bel­ki ro­man­tik ça­ğın­dan bu ya­na dü­şü­nü­len dün­ya kül­tü­rü­ne bir ger­çek­lik ka­zan­dır­mış­tır. (…) O in­san­lık kül­tü­rü­nün ilk mo­del ha­li ola­rak ka­bul edi­le­bi­lir.”
(Wer­ner Haff­mann, 1945 son­ra­sı re­sim üze­ri­ne, Do­cu­men­ta 2’nin ser­gi ka­ta­lo­ğun­da.)

Do­cu­men­ta 3
(27 Ha­zi­ran – 5 Ekim 1964)
Ko­nu: “Yüz gün­lük mü­ze
Do­cu­men­ta 3’te “dü­zen­le­yi­ci ku­rul” baş­kan­lı­ğı Ar­nold Bo­de’nin elin­dey­di. O hem sa­nat yö­net­me­ni ve hem de ser­gi mi­mar­lı­ğı gö­re­vi­ni üzer­len­miş­ti. Wer­ner Haf­mann re­sim ve ka­ra­la­ma­lar­dan so­rum­lu plan­la­ma­cı idi.
Ser­gi me­kân­la­rı­na Kas­sel dev­let sa­nat kol­lek­si­yo­nu ga­le­ri­si de ka­tıl­mış­tı.
21 ül­ke­den 298 sa­nat­çi­nin top­lam 1414 ese­ri Do­cu­men­ta 3’te ser­gi­len­di.
Do­cu­men­ta 3’e 200 bin zi­ya­ret­çi ka­tıl­dı.
Do­cu­men­ta 3’te ilk kez bi­li­nen kla­sik ser­gi­le­me usul­le­ri dı­şın­da yol ve yön­tem­ler de­nen­di. Ör­ne­ğin Ernst Wil­helm Nay’ın re­sim­le­ri du­var­da ası­la­rak de­ğil, ta­van­dan sar­kı­tı­la­rak ser­gi­len­di. Henry Mo­ore’un hey­kel­le­ri mü­ze­de de­ğil, açık alan­da ser­gi­len­di vb.
Do­cu­men­ta 3’ün ge­nel yak­la­şı­mı Wer­ner Haf­mann ta­ra­fın­dan şöy­le ifa­de edi­li­yor­du:
“Do­cu­men­ta’nın üze­rin­de yük­sel­di­ği te­mel, sa­na­tın önem­li sa­nat­çı­la­rın yap­tı­ğı şey ol­du­ğu dü­şün­ce­si­dir. Do­cu­men­ta tek tek ki­şi­lik­le­re da­yan­mak­ta­dır.”
Bu as­lın­da mo­dern sa­na­tı sa­vun­ma adı­na, sa­na­tın her tür­lü top­lum­sal iş­lev­den ko­pa­rıl­ma­sı, onu top­lu­mun ade­ta dı­şın­da/üze­rin­de vb. gö­rü­len “önem­li” bi­rey sa­nat­çı­nın, az sa­yı­da seç­kin özel iz­le­yi­ci­le­re bir şey­ler an­la­ta­bi­len –ve­ya an­lat­ma­yan, bu da far­ket­mi­yor­du– özel il­gi ala­nı ola­rak gö­rül­dü­ğü an­la­mı­na ge­li­yor­du.

Do­cu­men­ta 4 
(27 Ha­zi­ran – 6 Ekim 1968)
En­ter­nas­yo­nal Ser­gi
Do­cu­men­ta 4’ü, üçün­cü­sün­den ayı­ran en önem­li de­ği­şik­lik­ler­den bi­ri, Do­cu­men­ta’­nın dü­zen­len­me­sin­de ol­du. Dü­zen­le­me işi kol­ek­tif bir te­me­le otur­tul­ma­ya ça­lı­şıl­dı. Dü­zen­le­me/se­çi­ci­lik işi ku­ru­lan bir “Do­cu­men­ta Kon­se­yi” ta­ra­fın­dan üzer­le­nil­di. Bo­de bu kon­se­yin baş­ka­nıy­dı fa­kat ar­tık da­ha ön­ce­ki Do­cu­men­ta’lar­da ol­du­ğu gi­bi –Haf­mann’­la bir­lik­te– ne­re­dey­se tek ba­şı­na be­lir­le­yi­ci ko­num­da de­ğil­di.
Do­cu­men­ta 4’te 17 ül­ke­den 150 sa­nat­çı­nın, 1960-1968 yıl­la­rı ara­sın­da ya­rat­tık­la­rı top­lam 1000 ese­ri ser­gi­len­di.
Pop-art, mi­ni­mal art gi­bi ye­ni akım­lar ser­gi­de ken­di­le­ri­ni gös­ter­di­ler.
Re­sim ya­nın­da Do­cu­men­ta 4’te “en­vi­ron­ment” (me­kân sa­na­tı) ve “mul­tip­les” (de­ği­şik alan­la­rı içi­çe so­kan “çok­lu”) bö­lüm­ler de önem­li yer kap­la­dı­lar.
Do­cu­men­ta 4’le bir­lik­te ar­tık ser­gi ret­ros­pek­tiv (ge­ri­ye dö­nük ba­kış, ser­gi­ye ka­dar olan dö­nem­de ya­ra­tıl­mış olan­la­rın ser­gi­len­me­si) bir ni­te­lik­ten de uzak­laş­ma­ya baş­lı­yor. Sa­nat­çı­lar yer yer iz­le­yi­ci­de doğ­ru­dan yap­tık­la­rı­nın par­ça­sı ha­li­ne ge­ti­ren ve de­ğiş­ken olan gös­te­ri­ler, ens­ta­las­yon­lar ger­çek­leş­ti­ri­yor­lar.
Mo­dern sa­nat­ta , top­lum­da­ki ge­liş­me­le­re de bağ­lı ola­rak, ye­ni bi­çim­ler­le so­mu­ta, gün­ce­le ya­kın­laş­ma, sa­na­ta top­lum­sal bir iş­lev yük­le­me eği­li­mi açık­ça ken­di­ni gös­ter­me­ye baş­lı­yor.
An­cak bu de­ği­şik­lik, ye­ni­len­me bir di­zi dev­rim­ci sa­nat­çı­nın ve ge­nel­de top­lum­da­ki dev­rim­ci de­ğiş­me­nin, ge­liş­me­nin hı­zı­na ye­ti­şe­mi­yor. Do­cu­men­ta tüm ye­ni­len­me­le­re rağ­men, ku­rum­laş­mış dar kor­sa­sın­dan dı­şa­rı çı­ka­mı­yor.
1968’de öğ­ren­ci ha­re­ke­ti ve onun­la bir­lik­te ha­re­ket eden ile­ri­ci-dev­rim­ci sa­nat­çı­lar, Do­cu­men­ta­’yı bir di­zi “ha­ppe­ning” ey­le­miy­le pro­tes­to ve ra­hat­sız edi­yor­lar.
Do­cu­men­ta se­çi­ci­ler ku­ru­lu­na ağır eleş­ti­ri­ler yö­nel­ti­li­yor. Özel­lik­le ser­gi­le­nen eser­le­rin ABD ağır­lık­lı ol­ma­sı eleş­ti­ri­li­yor. Eleş­ti­ri­ci­ler Do­cu­men­ta 4’ü “ame­ri­ca­na” ola­rak ad­lan­dı­rı­yor­lar.
Do­cu­men­ta 4’ün sa­nat­çı­la­rın­dan Ge­org Jap­pe bu­nu “Do­cu­men­ta’­nın kri­zi” ola­rak ad­lan­dı­rı­yor ve şu de­ğer­len­dir­me­yi ya­pı­yor:
“Kri­zin ger­çek ne­de­ni, tüm ku­rum­la­rın sor­gu­lan­dı­ğı ve tas­fi­ye edil­di­ği bir dö­nem­de, sor­gu­la­na­maz bir ku­rum ola­rak ha­re­ket et­me­sin­de aran­ma­lı­dır.”

Do­cu­men­ta 5
(30 Ha­zi­ran – 8 Ekim 1972)
Ko­nu: “Ger­çe­ğin sor­gu­lan­ma­sı – Bu­gün­kü re­sim dün­ya­la­rı
Do­cu­men­ta 5’in ör­güt­len­me­sin­de, ilk üç Do­cu­men­ta’da pra­tik­te uy­gu­la­nan, fa­kat hiç bir za­man açık­ça ilan edil­me­yen “tek ba­şı­na so­rum­lu sa­nat­sal yö­net­men” il­ke­si ilan edil­di ve Ha­rald Sze­emann Do­cu­men­ta 5’in “ge­nel sek­re­te­ri” ola­rak ser­gi­yi dü­zen­le­di. Ba­zon Brock plan­la­ma yar­dım­cı­lı­ğı yap­tı ve Do­cu­men­ta 4’te kur­du­ğu “İz­le­yi­ci Oku­lu”nu, Do­cu­men­ta 5’te de ye­ni­den aç­tı. “İz­le­yi­ci Oku­lu” as­lın­da sa­na­tın ne ol­du­ğu, ne ol­ma­sı ge­rek­ti­ği­nin sü­rek­li de­ği­şen bir fo­rum­da sü­rek­li ye­ni­den sor­gu­la­nıp tar­tı­şıl­dı­ğı bir “okul”du.
Do­cu­men­ta 5’te 21 ül­ke­den 222 sa­nat­çı­nın 1100 sa­nat ese­ri, fil­mi, per­for­mans gös­te­ri­si ser­gi­len­di. Ay­rı­ca 1500’e ya­kın gün­lük kul­la­nım res­mi (te­le­viz­yon re­sim­le­ri, ga­ze­te re­sim­le­ri, ai­le al­bü­mün­den fo­toğ­raf­lar vb.) ve eş­ya­sı ser­gi­len­di.
“Con­cept art”, fo­to­re­alizm, tri­vi­alemb­la­ma­tik (ya da kitsch), “bi­rey­sel mi­to­lo­ji­ler”, si­ya­si pro­pa­gan­da, bi­lim-kur­gu, rek­lam gi­bi gün­cel sa­nat eği­lim­le­ri Do­cu­men­ta 5’te ken­di­le­ri­ne yer bul­du. Sa­nat ese­ri ile, gün­lük kul­la­nım re­sim­le­ri ve mal­ze­me­le­ri­nin ay­nı me­kân­lar­da yan­ya­na ser­gi­len­me­si, “Sa­nat ne?”, “Sa­nat ese­ri ne?” tar­tış­ma­sı­na ye­ni kat­kı­lar sun­du. Ay­rı­ca ser­gi­le­nen “akıl has­ta­la­rı­nın re­sim­le­ri” de kar­şı­laş­tır­ma yap­mak için, “sa­nat” ve sa­nat an­la­yı­şı­nın sor­gu­lan­ma­sı için fır­sat­lar sun­du.
Do­cu­men­ta 5, sa­nat ko­nu­sun­da da­ha ön­ce­ki Do­cu­men­ta­lar­da var olan “ob­jek­tif” ol­ma id­di­asın­dan uzak­la­şan ser­gi ol­du. Do­cu­men­ta 5’in yö­ne­ti­ci­si Ha­rald Sze­emann; “Sa­nat­la ba­ğın­tı­lı ola­rak ya­pı­la­cak her se­çim sub­jek­tif ol­mak zo­run­da­dır. Ne ka­dar sub­jek­tif olur­sa o ka­dar iyi­dir.” di­yor­du. Bu bir ya­nıy­la Do­cu­men­ta 4’e yö­ne­len eleş­ti­ri­le­re de bir ce­vap­tı. Sa­nat­ta se­çim ko­nu­sun­da tek kri­ter tek se­çi­ci­nin sub­jek­tif be­ğe­ni­si ola­rak ele alın­dı­ğın­da, bu ilan da edil­di­ğin­de, ge­ti­ri­len her eleş­ti­ri en ba­şın­dan eleş­ti­re­nin sub­jek­tif be­ğe­ni­si ile eleş­ti­ri­le­nin sub­jek­tif be­ğe­ni­si ara­sın­da­ki fark­tan kay­nak­la­nır ve eleş­ti­ri­den ge­ri­ye be­ğe­ni far­kı­nın ifa­de­sin­den baş­ka br şey kal­maz.
Fa­kat Do­cu­men­ta 5 ay­nı za­man­da ob­jek­tif ol­ma id­di­asın­dan vaz­ge­çen, bü­tün so­rum­lu­lu­ğu tek se­çi­ci­si­nin omuz­la­rı­na yı­kan, ken­di­ni eleş­ti­ri üze­ri­ne çı­ka­ran tav­rıy­la, ye­ni­ye-de­ne­ye açık­lı­ğı da en faz­la ger­çek­leş­ti­ren Do­cu­men­ta­lar­dan bi­ri ol­du.
Ser­gi önem­li öl­çü­de mü­ze­sel ser­gi sa­lon­la­rı­nın dı­şı­na da çık­tı; re­sim­le­rin be­lir­le­yi­ci ağır­lı­ğı azal­dı. Do­cu­men­ta’nın “ana bi­na­sı” Fri­de­ri­ci­anum’un gi­riş ka­pı­sı­nın üze­rin­de Do­cu­men­ta 5’te ası­lı, si­yah bez üze­ri­ne ko­ca­man be­yaz harf­ler­le ya­zı­lı “Sa­nat ge­rek­siz­dir!” pan­kar­tı bel­ki Do­cu­men­ta 5’in “ru­hu­nu” en iyi ifa­de eden şey­ler­den bi­ri­dir.
Do­cu­men­ta 5’e ka­tı­lan sa­nat­se­ver sa­yı­sı 230 bin ol­du.

Do­cu­men­ta 6
(26 Ha­zi­ran – 2 Ekim 1977)
Ko­nu: “Med­ya
Do­cu­men­ta 6 sa­na­tın mü­ze­sel ser­gi sa­lon­la­rı dı­şı­na çık­ma eğ­li­mi­ni ser­gi­nin önem­li bö­lüm­le­ri­nin şe­hir mer­ke­zi, şe­hir içi ve Karl­sa­ue par­kı­na ta­şın­ma­sı ile des­tek­le­yen ve bel­ge­le­yen Do­cu­men­ta ol­du.
Do­cu­men­ta 6’nın sa­nat­sal yö­ne­ti­ci­si Manf­red Schnec­ken­bur­ger’di. Kla­us Hon­nef, Wi­eland Schmi­ed, Evelyn We­iss’ da di­ğer dü­zen­le­yi­ci­ler­di.
Do­cu­men­ta 6’da 39 ül­ke­den 492 sa­nat­çı­nın 1400 ese­ri ser­gi­len­di.
Ser­gi 350 bin sa­nat­se­ver ta­ra­fın­dan zi­ya­ret edil­di.
Manf­red Schnec­ken­bur­ger’in yö­ne­ti­min­de­ki Do­cu­men­ta 6,“med­ya top­lu­mun­da sa­na­tın ye­ri­ni” sor­gu­la­yan, re­sim, plas­tik, per­for­man­ce, fo­toğ­raf, film, –ilk kez ol­duk­ça yo­ğun ola­rak– vi­deo, de­sen sa­nat eser­le­ri­nin hem mü­ze­ler­de hem “dı­şar­ıda” ser­gi­len­di­ği, şeh­rin –dı­şa­rı­nın– ser­gi içi­ne çe­kil­di­ği bir Do­cu­men­ta ol­du.
Bu Do­cu­men­ta’da ilk kez Do­ğu Al­man­ya’dan (Al­man­ya De­mok­ra­tik Cum­hu­ri­ye­ti) sa­nat eser­le­ri de yo­ğun bir bi­çim­de “ba­tı” sa­nat­se­ve­ri­ne su­nul­du.
Ser­gi­nin açık, ka­mu­sal alan­la­ra doğ­ru ge­niş­le­me­si Do­cu­men­ta­’nın iş­le­vin­de de bir de­ğişk­li­ği ka­çı­nıl­maz ola­rak be­ra­be­rin­de ge­tir­di: Ar­tık Do­cu­men­ta yer­leş­miş, ken­di­ni ka­bul et­tir­miş olan sa­na­tın ser­gi­len­me­si­nin de­ğil, sa­na­tın üre­ti­mi­nin ve ka­bul et­ti­ril­me­si­nin ara­cı ola­cak­tı. Bu Do­cu­men­ta dü­zen­le­yi­ce­le­ri­nin is­tek ve id­di­asıy­dı ay­nı za­man­da. Do­cu­men­ta 6 bu id­di­anın ger­çek­leş­ti­ril­me­sin­de önem­li bir adım ol­du.
fie­hir için­de ser­gi­le­nen ki­mi si­ya­si afiş­ler; biz­zat ser­gi sı­ra­sın­da ger­çek­leş­ti­ri­len ki­mi ens­ta­las­yon­lar –bu bağ­lam­da Wal­ter Ma­ria’nın Do­cu­men­ta 6 sı­ra­sın­da Fri­de­ri­ci­anum önün­de aç­tır­dı­ğı ve da­ha son­ra üze­ri­ni bir de­mir pla­ka ile kap­la­dı­ğı 1000 met­re de­rin­li­ğin­de­ki “Dü­şün­ce De­li­ği”, Jo­seph Be­uys’un or­ga­nik ve do­ğal olan­la, in­san ya­pı­sı “su­ni” ola­nı bir­leş­tir­di­ği ve Fri­de­ri­cia­num’­da­ki tüm oda­la­rı da bir­bi­ri­ne bağ­la­yan “İş­ye­rin­de Bal Pom­pa­sı” ens­ta­las­yo­nu çok ün­lü, bu id­di­anın ete ke­mi­ğe bü­rün­müş ör­nek­le­ri­dir.

Do­cu­men­ta 7
(19 Ha­zi­ran – 28 Ey­lül 1982)
Ko­nu: “1902-1960 ara­sın­da do­ğan sa­nat­çı­la­rın hiç bi­ri 5 yıl­dan es­ki ol­ma­yan eser­le­ri­nin mü­ze­sel ser­gi­le­ni­şi
Do­cu­men­ta 7 Ru­di Fuchs’un yö­ne­ti­ci­li­ğin­de ger­çek­leş­ti­ril­di. Eind­ho­ven şe­hir mü­ze­si­nin mü­dü­rü olan Ru­di Fuchs, Do­cu­men­ta 7’yi ye­ni­den ağır­lık­lı ola­rak mü­ze­sel ser­gi­le­me­ye dö­nü­şün ve bu dö­nü­şü de ye­ni mü­ze­sel ser­gi alan­la­rı­nın ya­ra­tıl­ma­sı, es­ki­le­ri­nin res­to­ras­yo­nu için bir araç ola­rak kul­lan­dı.
Do­cu­men­ta 7’de Co­os­je van Brug­gen, Ger­ma­no Ce­lant, Jo­han­nes Gach­nang, Ger­hard Stock “Sa­nat­sal Da­nış­man­lık Kon­se­yi”nde yer al­dı­lar.
Do­cu­men­ta 7’de 20 ül­ke­den 167 sa­nat­çı­nın bi­ne ya­kın ese­ri ser­gi­len­di. 380 bin ki­şi ser­gi­yi gez­di.
Do­cu­men­ta 7, “post­mo­dern” ve “ye­ni exp­res­yo­nist” adı ve­ri­len akım­la­ra sa­yı­lan eser­le­rin ağır­lık­lı ol­du­ğu bir ser­gi ol­du. “Dı­şa­rı­da” da ki­mi ens­ta­las­yon­lar ger­çek­leş­ti­ril­di. Bun­lar­dan en önem­li­si, Jo­seph Be­uys’un “7000 Me­şe Ağa­cı” ens­ta­las­yo­nu­dur.

Do­cu­men­ta 8
(12 Ha­zi­ran – 20 Ey­lül 1987)
Ko­nu: Gün­cel re­sim sa­na­tı; ens­ta­las­yon­lar, ye­ni med­ya ile sa­nat, mi­ma­ri (mo­del­ler); vi­deo, au­di­ot­hek, vi­de­ot­hek, per­for­man­ce, ide­al mü­ze bö­lüm­le­rin­de de­sen; bun­lar dı­şın­da “dı­şar­ıda” de­sen ve plas­tik­ler.
Do­cu­men­ta 8, Do­cu­men­ta 6’nın sa­nat­sal yö­net­me­ni olan Manf­red Schnec­ken­bur­ger ta­ra­fın­dan dü­zen­len­di, yö­ne­til­di. Sa­nat­sal Da­nış­man­lık Kon­se­yi’n­de Vit­to­rio Fa­go­ne, Ed­ward F. Fry, Wulf Her­zo­gen­raht, Lot­har Ro­ma­in, Ar­min Zwe­ite var­dı.
Do­cu­men­ta 8’de 24 ül­ke­den 412 sa­nat­çı ve­ya sa­nat­çı­lar kol­ek­ti­fi­nin 520 ese­ri ser­gi­len­di.
486 bin 811 ki­şi Do­cu­men­ta­’yı zi­ya­ret et­ti.
Do­cu­men­ta 8’i di­ğer­le­rin­den ayı­ran bir özel­lik, de­se­ne özel bir ağır­lık ve­ril­me­siy­di.
Mo­dern sa­nat­ta­ki gün­cel ge­liş­me­ler ve du­ru­mun zen­gin bir do­kü­man­tas­yo­nu söz­ko­nu­suy­du.
Gi­de­rek re­sim­den da­ha faz­la uzak­laş­ma, vi­de­onun da­ha faz­la kul­la­nıl­ma­sı, ens­ta­las­yon­la­rın en az re­sim­ler ka­dar yer al­ma­sı açık eği­lim­ler ola­rak ken­di­ni gös­te­ri­yor­du.

Do­cu­men­ta 9
(13 Ha­zi­ran – 20 Ey­lül 1992)
Ko­nu: Gün­cel sa­nat üze­ri­ne bil­gi­len­dir­me gös­te­ri­le­ri + Pa­ul Ga­ugu­in + Jo­seph Be­uys ve Al­ber­to Gi­aco­met­ti’nin ki­mi eser­le­ri­nin ser­gi­len­di­ği “Kol­ek­tif Bel­lek” bö­lü­mü.
Do­cu­men­ta 9 Gent’te şe­hir mü­ze­si mü­dü­rü olan Jan Ho­et’in sa­nat­sal yö­net­men­li­ğin­de dü­zen­len­di.
Jan Ho­et “ka­te­go­ri­ler­den ve ka­te­go­ri­ze et­mek­ten ka­çı­nan” bir Do­cu­men­ta id­di­asıy­la dü­zen­le­di bu ser­gi­yi.
“Tim ar­ka­daş­la­rı” ola­rak Bart de Ba­ere, Pi­er Lu­igi Taz­zi ve Denys Za­ca­ha­ra­po­ulos Do­cu­men­ta’­nın dü­zen­len­me­sin­de yer al­dı­lar.
“Sa­nat so­ru­la­ra ce­vap ver­mez, o yal­nız­ca so­ru so­rar.” di­yen Jan Ho­et’in yö­ne­ti­ci­li­ğin­de­ki Do­cu­men­ta 9 o dö­nem­e ka­dar olan Do­cu­men­ta­lar için­de en en­ter­nas­yo­nal ka­tı­lım­lı ser­gi ol­du. Top­lam 43 ül­ke­den 196 sa­nat­çı­nın bin ese­ri ser­gi­len­di.
Do­cu­men­ta 9 yi­ne iç ve dış ay­rı­mı­nı müm­kün ol­du­ğun­ca or­ta­dan kal­dır­ma­ya ça­lı­şan ve “dı­şa” açı­lan bir ser­gi ol­du.
“İç” me­kân­la­ra, Do­cu­men­ta için özel ola­rak in­şa edi­len “Do­cu­men­ta Sa­lo­nu” ek­len­di. Ay­rı­ca par­ke­vi, has­ta­lık si­gor­ta­sı bi­na­sı, şe­hir­de­ki he­men tüm mü­ze bi­na­la­rı ya­nın­da çe­şit­li park alan­la­rın­da ku­ru­lan ge­çi­ci ya­pı­lar da “iç” ser­gi me­kân­la­rı ola­rak kul­la­nıl­dı.
Ser­gi prog­ra­mın­da çok sa­yı­da ses ve vi­deo ens­ta­las­yo­nu, ey­lem­sel sa­nat, per­for­man­ce yer alı­yor­du. Prog­ram “dı­şar­ıda” ger­çek­leş­ti­ri­len ens­ta­las­yon­lar, (bun­lar için­de Ni­jer­ya­lı sa­nat­çı Mo Ego­da’nın Do­cu­men­ta­’nın sür­dü­ğü yüz gün için­de bam­bu­lar ve ip­le ger­çek­leş­tir­di­ği “İn­san Eme­ği­nin Öv­gü­sü” isim­li ku­le en dik­kat çe­ki­ci­ler­den bi­riy­di) ve prog­ra­ma ek ola­rak su­nu­lan caz,beyz­bol ve boks gös­te­ri­le­riy­le “ta­mam”lan­dı. Do­cu­men­ta 9’un bu bi­li­nen ka­te­go­ri­ler­den uzak­laş­ma tav­rı yer yer “sa­nat ye­ri­ne şov” eleş­ti­ri­le­riy­le kar­şı­lan­dı. Fa­kat ki­mi –tu­tu­cu– sa­nat çev­re­le­rin­den de ge­len bu eleş­ti­ri­ler, Do­cu­men­ta­’nın ba­şa­rı­sı­nı en­gel­le­me­di.
Do­cu­men­ta 9 609 bin 235 bi­let­li iz­le­yi­ci ile ken­di ken­di­ni fnan­se eden ilk Do­cu­men­ta ol­du.

 

Do­cu­men­ta 10
(21 Ha­zi­ran – 28 Ey­lül 1997)
Pa­ris’­te Ulu­sal Jeu de Pa­ume Ga­le­ri­si­’nin yö­ne­ti­ci­si Cat­he­ri­ne Da­vid Do­cu­men­ta­’yı dü­zen­le­yen ilk ka­dın yö­ne­ti­ci ol­du.
Cat­he­ri­ne Da­vid ti­mi­ne Hor­ten­sia Völc­kers’i ge­nel asis­tan, Je­an Fran­co­is Chev­ri­er’i de da­nış­man ola­rak al­dı.
Do­cu­men­ta 10 ko­nu­su­nu “Kül­tü­rel Ma­ni­fes­tas­yon” ola­rak be­lir­le­di.
fie­hir­leş­me, top­rak/alan/böl­ge, kim­lik, va­tan­daş hak­la­rı, sos­yal/ulu­sal dev­let, dev­let ve ırk­çı­lık, pa­zar­la­rın ev­ren­sel­leş­me­si ko­nu­la­rı “par­kur” adı ve­ri­len tek tek bö­lüm­ler­de sa­nat­çı­la­rın bu ko­nu­lar­da­ki re­sim, plas­tik, vi­deo, ens­ta­las­yon, per­for­man­ce vb. eser­le­riy­le sor­gu­la­nı­yor­du.
Ay­rı­ca “100 Gün, 100 Ko­nuk” adı­nı ta­şı­yan bir prog­ram­da her gün bir sa­nat­çı be­lir­len­miş bir ko­nu­da zi­ya­ret­çi­ler­le soh­bet ve tar­tış­ma top­lan­tı­la­rı­na ka­tı­lı­yor­du.
“Ret­ro-Pers­pek­ti­ve” ad­lı bir bö­lüm­de de geç­miş sor­gu­la­nıp, ge­le­cek için ta­sa­rım­lar tar­tı­şı­lı­yor­du.
Do­cu­men­ta 10, ade­ta “sa­nat an­cak so­ru so­rar” di­yen Do­cu­men­ta 9’a bir ce­vap; sa­na­ta ve sa­nat­çı­ya ger­çe­ği de­ğiş­tir­me­de ak­tif rol yük­le­yen bir ko­num­day­dı. Bu açık po­li­tik ta­vır da “es­te­tik seç­kin­le­rin ken­di ken­di­le­ri­ni tat­mi­ni”, “sa­nat de­ğil du­var ga­ze­te­si”, “mo­dern yı­kın­tı” vb. ad­lar­la eleş­ti­ri ve sal­dı­rı­ya uğ­ra­dı. İl­ginç olan şu­dur ki, bun­dan bir ön­ce­ki Do­cu­men­ta 10.’nun kar­şı­tı bir prog­ram ve id­di­aya sa­hip ol­ma­sı­na rağ­men na­sıl ki iz­le­yi­ci / se­yir­ci­nin be­ğe­nis­ini ka­za­nıp, ba­şa­rı­lı ol­duy­sa; Do­cu­men­ta 10 da Do­cu­men­ta 9’un kont­rast prog­ra­mı­na rağ­men bu ba­şa­rı­yı tek­rarl­adı, hat­ta aş­tı.
27 ül­ke­den 138 sa­nat­çı­nın 569 ese­ri­nin ser­gi­len­di­ği Do­cu­men­ta 10’u 631 bin bi­let­li iz­le­yi­ci zi­ya­ret et­ti. Do­cu­men­ta 10 bü­tün Do­cu­men­ta ta­ri­hi­nin sa­de­ce ken­di ken­di­ni fi­nan­se et­mek­le kal­ma­yıp, net ge­lir el­de eden ilk ser­gi­si ol­du.
Do­cu­men­ta 10’da “iç” ser­gi me­kân­la­rı­na bir bö­lü­mü “Kül­tür İs­tas­yo­nu” adı al­tın­da ser­gi sa­lo­nu ola­rak kul­la­nıl­ma­ya baş­la­nan Kas­sel ana is­tas­yon bi­na­sı da ka­tıl­dı.

Do­cu­men­ta 1 
(15 Tem­muz-18 Ey­lül 1955)
Ko­nu: “XX. Yüz­yıl Sa­na­tı

Dün­ya­nın en kap­sam­lı mo­dern sa­nat ser­gi­si ko­nu­mun­da olan Do­cu­men­ta’­la­rın bi­rin­ci­si 1955 yı­lın­da dü­zen­len­di. İlk Do­cu­men­ta’nın öy­kü­sü ol­duk­ça il­ginç­tir.
Da­ha son­ra Kas­sel ken­ti­nin adı­nı bü­tün dün­ya­da sa­nat­se­ver­ler için­de ta­nı­tan Do­cu­men­ta baş­lan­gıç­ta da­ha çok Al­man­ya’­ya ve Al­man­la­ra yö­ne­lik ve as­lın­da sü­rek­li ha­le ge­ti­ril­me­si plan­lan­ma­yan bir sa­nat ser­gi­si ola­rak dü­şü­nül­müş­tü. Ve as­lın­da bu sa­nat se­ri­gi­si 1955’te Kas­sel’de dü­zen­le­nen “Fe­de­ral Al­man­ya Bah­çe/Bo­ta­nik Se­r­gi­si”ne ek ola­rak dü­şü­nül­müş­tü.
1955’te, Kas­sel’de dü­zen­le­ne­cek olan “Fe­de­ral Al­man­ya Bah­çe/Bo­ta­nik Ser­gi­si”nin ge­nel plan­lan­ma­sın­dan so­rum­lu Her­mann Mat­tern, bu “do­ğa ser­gi­si”nin, bir çağd­aş sa­nat ser­gi­si ile ta­mam­lan­ma­sı­nın doğ­ru ola­ca­ğı öne­ri­si­ni ge­tir­di. Kas­sel Gü­zel Sa­nat­lar Aka­de­mi­si’n­de Herr­mann Mat­tern’la bir­lik­te öğ­re­tim üye­si olan Ar­nold Bo­de Mat­tern’in bu öne­ri­si­ni ha­ya­ta ge­çi­ren ki­şi ol­du.
(Ar­nold Bo­de 1900-Kas­sel do­ğum­lu bir res­sam, mi­mar ve yon­tu­cu­dur. Sa­nat ve za­na­at ara­sın­da­ki ay­rı­lı­ğı or­ta­dan kal­dır­ma­ya ça­lı­şan akı­mın için­de yer al­mış, 1928’den 1933’e dek Ber­lin’de “Za­na­at Öğ­ret­men­le­ri Se­mi­ne­ri”nde ça­lış­mış­tır. Na­zi’le­rin ik­ti­da­ra gel­me­siy­le bir­lik­te kla­si­sizm dı­şın­da­ki tüm sa­nat akım­la­rı, ara­yış­lar “yoz­laş­mış” sa­nat ilan edil­di­ğin­de Bo­de mi­mar ola­rak ça­lış­ma­ya baş­la­mış, İkin­ci Dün­ya Sa­va­şı sı­ra­sın­da kış­la in­şa­at­la­rı yap­mış­tır.

1946’da, Kas­sel’de 1931 yı­lın­da dün­ya eko­no­mik kri­zi sı­ra­sın­da ka­pa­tı­lan Gü­zel Sa­nat­lar Aka­de­me­si’nin ye­ni­den ku­ru­lu­şu­na ön­cü­lük et­miş­tir.
Bo­de ilk Do­cu­men­ta’yı Kı­ta Av­ru­pa­sı’­nın ka­mu­ya yö­ne­lik ilk mü­ze bi­na­sı olan Fri­ede­ri­ci­anum’da (1769-79) dü­zen­le­miş­tir. Ser­gi Bo­de ta­ra­fın­dan “Al­man­lar için ders” ola­rak dü­şü­nül­müş ve plan­lan­mış, Do­cu­men­ta 1’de ağır­lık­lı ola­rak Na­zi Al­man­ya­sı’n­da “yoz­laş­mış” ilan edi­len sa­nat akım­la­rı­nın eser­le­ri ser­gi­len­miş­tir.
Kü­bizm, Eksp­res­yo­nizm, Ye­ni Nes­nel­lik, Konst­rük­ti­vizm, Sür­re­alizm, So­yut­çu­luk akım­la­rın­dan ki­mi sa­nat­çı­la­rın 20. yüz­yı­lın ilk el­li yı­lın­da re­sim ve plas­tik ala­nın­da ya­rat­tı­ğı eser­ler­den ör­nek­ler su­nul­muş­tur.
Bu bi­rin­ci Do­cu­men­ta’da top­lam 13 ül­ke­den 148 sa­nat­çı­nın 670 ese­ri ser­gi­len­miş­tir.
Top­lam 134 bin 580 zi­ya­ret­çi ser­gi­yi gez­miş­tir.

Do­cu­men­ta 2 
(11 Tem­muz – 11 Ekim 1959)
Ko­nu: “En­ter­nas­yo­nal Sa­nat Ser­gi­si
İlk Do­cu­men­ta’nın gö­re­li bü­yük ba­şa­rı­sı, ser­gi dü­zen­le­yi­ci­le­ri­ni ser­gi­yi bel­li ara­lık­la­ra tek­rar­la­yıp, ona ulus­la­ra­ra­sı mo­dern sa­nat­ta­ki ge­liş­me­le­ri iz­le­yip, bel­ge­le­yen bir sü­rek­li­lik ka­zan­dır­ma dü­şün­ce­si ve pla­nı­na gö­tür­dü.
O dö­nem­de, geç­miş­te­ki “gü­nah­la­rın­dan” arın­dı­ğı­nı gös­ter­mek için ça­ba­la­yan Al­man ege­men sı­nıf­la­rı açı­sın­dan da ken­di­le­ri­ne doğ­ru­dan za­rar ver­me­yen, ter­si­ne geç­miş­te yoz­laş­mış ilan edi­len sa­nat­la ba­rış­tık­la­rı­nı, “uy­gar­laş­tık­la­rı­nı” gös­ter­me­le­ri­ne de fır­sat su­nan Do­cu­men­ta dev­let des­te­ği­ni de ka­za­nın­ca ar­tık ku­rum­laş­tı.
Yi­ne de ser­gi­nin doğ­ru­dan dev­let pro­po­gan­da ara­cı ol­ma­ma­sı, sa­nat­sal yö­ne­tim­de ba­ğım­sız olu­na­bil­me­si için –ilk ser­gi­nin “mu­cit­le­ri” Bo­de ve Haf­mann’ın ıs­rar­lı ça­ba­la­rıy­la– ser­gi­nin tüm sa­nat­sal plan­la­ma­sı ve ger­çek­leş­ti­ril­me­si sa­nat­çı­lar­dan olu­şan bir “Dü­zen­le­yi­ci­ler Ku­ru­lu”na ve­ril­di.
Do­cu­men­ta 2’nin dü­zen­le­yi­ci­ler ku­ru­lu­nun baş­ka­nı Ar­nold Bo­de’ydi. O, ser­gi­nin hem sa­nat­sal yö­net­me­ni, hem de ser­gi mi­ma­rıy­dı. Wer­ner Haf­mann re­sim­den so­rum­lu plan­la­ma­cıy­dı; Edu­ard Tri­er plas­tik­ten so­rum­lu plan­la­ma­cı, He­niz Stün­ke gra­fik­ten so­rum­lu plan­la­ma­cıy­dı.
Fri­ede­ri­ci­anum’a ser­gi me­kâ­nı ola­rak Oran­ge­rie ve Bel­le­vue Sa­ra­yı da ek­len­miş­ti.
Do­cu­men­ta 2’de ağır­lık­lı ola­rak re­sim, plas­tik ve gra­fik ala­nın­da 1945-1959 ara­sı ya­ra­tıl­mış ço­ğu so­yut (abst­rakt) eser­ler ser­gi­len­di.
23 ül­ke­den 326 sa­nat­çı­nın top­lam 1770 ese­ri ese­ri ser­gi­len­di.
Ser­gi­yi 137 bin sa­nat­se­ver zi­ya­ret et­ti.
“Mo­dern sa­nat bu­gün ar­tık in­san­lar ara­sı iliş­ki­le­ri zen­gin­leş­tir­me­nin te­me­li ha­li­ne gel­miş­tir. (…) Mo­dern sa­na­tın ya­şa­ma ba­kı­şı, onun ifa­de tarz­la­rı ve al­gı­la­nı­şı bel­ki ro­man­tik ça­ğın­dan bu ya­na dü­şü­nü­len dün­ya kül­tü­rü­ne bir ger­çek­lik ka­zan­dır­mış­tır. (…) O in­san­lık kül­tü­rü­nün ilk mo­del ha­li ola­rak ka­bul edi­le­bi­lir.”
(Wer­ner Haff­mann, 1945 son­ra­sı re­sim üze­ri­ne, Do­cu­men­ta 2’nin ser­gi ka­ta­lo­ğun­da.)

Do­cu­men­ta 3
(27 Ha­zi­ran – 5 Ekim 1964)
Ko­nu: “Yüz gün­lük mü­ze
Do­cu­men­ta 3’te “dü­zen­le­yi­ci ku­rul” baş­kan­lı­ğı Ar­nold Bo­de’nin elin­dey­di. O hem sa­nat yö­net­me­ni ve hem de ser­gi mi­mar­lı­ğı gö­re­vi­ni üzer­len­miş­ti. Wer­ner Haf­mann re­sim ve ka­ra­la­ma­lar­dan so­rum­lu plan­la­ma­cı idi.
Ser­gi me­kân­la­rı­na Kas­sel dev­let sa­nat kol­lek­si­yo­nu ga­le­ri­si de ka­tıl­mış­tı.
21 ül­ke­den 298 sa­nat­çi­nin top­lam 1414 ese­ri Do­cu­men­ta 3’te ser­gi­len­di.
Do­cu­men­ta 3’e 200 bin zi­ya­ret­çi ka­tıl­dı.
Do­cu­men­ta 3’te ilk kez bi­li­nen kla­sik ser­gi­le­me usul­le­ri dı­şın­da yol ve yön­tem­ler de­nen­di. Ör­ne­ğin Ernst Wil­helm Nay’ın re­sim­le­ri du­var­da ası­la­rak de­ğil, ta­van­dan sar­kı­tı­la­rak ser­gi­len­di. Henry Mo­ore’un hey­kel­le­ri mü­ze­de de­ğil, açık alan­da ser­gi­len­di vb.
Do­cu­men­ta 3’ün ge­nel yak­la­şı­mı Wer­ner Haf­mann ta­ra­fın­dan şöy­le ifa­de edi­li­yor­du:
“Do­cu­men­ta’nın üze­rin­de yük­sel­di­ği te­mel, sa­na­tın önem­li sa­nat­çı­la­rın yap­tı­ğı şey ol­du­ğu dü­şün­ce­si­dir. Do­cu­men­ta tek tek ki­şi­lik­le­re da­yan­mak­ta­dır.”
Bu as­lın­da mo­dern sa­na­tı sa­vun­ma adı­na, sa­na­tın her tür­lü top­lum­sal iş­lev­den ko­pa­rıl­ma­sı, onu top­lu­mun ade­ta dı­şın­da/üze­rin­de vb. gö­rü­len “önem­li” bi­rey sa­nat­çı­nın, az sa­yı­da seç­kin özel iz­le­yi­ci­le­re bir şey­ler an­la­ta­bi­len –ve­ya an­lat­ma­yan, bu da far­ket­mi­yor­du– özel il­gi ala­nı ola­rak gö­rül­dü­ğü an­la­mı­na ge­li­yor­du.

Do­cu­men­ta 4 
(27 Ha­zi­ran – 6 Ekim 1968)
En­ter­nas­yo­nal Ser­gi
Do­cu­men­ta 4’ü, üçün­cü­sün­den ayı­ran en önem­li de­ği­şik­lik­ler­den bi­ri, Do­cu­men­ta’­nın dü­zen­len­me­sin­de ol­du. Dü­zen­le­me işi kol­ek­tif bir te­me­le otur­tul­ma­ya ça­lı­şıl­dı. Dü­zen­le­me/se­çi­ci­lik işi ku­ru­lan bir “Do­cu­men­ta Kon­se­yi” ta­ra­fın­dan üzer­le­nil­di. Bo­de bu kon­se­yin baş­ka­nıy­dı fa­kat ar­tık da­ha ön­ce­ki Do­cu­men­ta’lar­da ol­du­ğu gi­bi –Haf­mann’­la bir­lik­te– ne­re­dey­se tek ba­şı­na be­lir­le­yi­ci ko­num­da de­ğil­di.
Do­cu­men­ta 4’te 17 ül­ke­den 150 sa­nat­çı­nın, 1960-1968 yıl­la­rı ara­sın­da ya­rat­tık­la­rı top­lam 1000 ese­ri ser­gi­len­di.
Pop-art, mi­ni­mal art gi­bi ye­ni akım­lar ser­gi­de ken­di­le­ri­ni gös­ter­di­ler.
Re­sim ya­nın­da Do­cu­men­ta 4’te “en­vi­ron­ment” (me­kân sa­na­tı) ve “mul­tip­les” (de­ği­şik alan­la­rı içi­çe so­kan “çok­lu”) bö­lüm­ler de önem­li yer kap­la­dı­lar.
Do­cu­men­ta 4’le bir­lik­te ar­tık ser­gi ret­ros­pek­tiv (ge­ri­ye dö­nük ba­kış, ser­gi­ye ka­dar olan dö­nem­de ya­ra­tıl­mış olan­la­rın ser­gi­len­me­si) bir ni­te­lik­ten de uzak­laş­ma­ya baş­lı­yor. Sa­nat­çı­lar yer yer iz­le­yi­ci­de doğ­ru­dan yap­tık­la­rı­nın par­ça­sı ha­li­ne ge­ti­ren ve de­ğiş­ken olan gös­te­ri­ler, ens­ta­las­yon­lar ger­çek­leş­ti­ri­yor­lar.
Mo­dern sa­nat­ta , top­lum­da­ki ge­liş­me­le­re de bağ­lı ola­rak, ye­ni bi­çim­ler­le so­mu­ta, gün­ce­le ya­kın­laş­ma, sa­na­ta top­lum­sal bir iş­lev yük­le­me eği­li­mi açık­ça ken­di­ni gös­ter­me­ye baş­lı­yor.
An­cak bu de­ği­şik­lik, ye­ni­len­me bir di­zi dev­rim­ci sa­nat­çı­nın ve ge­nel­de top­lum­da­ki dev­rim­ci de­ğiş­me­nin, ge­liş­me­nin hı­zı­na ye­ti­şe­mi­yor. Do­cu­men­ta tüm ye­ni­len­me­le­re rağ­men, ku­rum­laş­mış dar kor­sa­sın­dan dı­şa­rı çı­ka­mı­yor.
1968’de öğ­ren­ci ha­re­ke­ti ve onun­la bir­lik­te ha­re­ket eden ile­ri­ci-dev­rim­ci sa­nat­çı­lar, Do­cu­men­ta­’yı bir di­zi “ha­ppe­ning” ey­le­miy­le pro­tes­to ve ra­hat­sız edi­yor­lar.
Do­cu­men­ta se­çi­ci­ler ku­ru­lu­na ağır eleş­ti­ri­ler yö­nel­ti­li­yor. Özel­lik­le ser­gi­le­nen eser­le­rin ABD ağır­lık­lı ol­ma­sı eleş­ti­ri­li­yor. Eleş­ti­ri­ci­ler Do­cu­men­ta 4’ü “ame­ri­ca­na” ola­rak ad­lan­dı­rı­yor­lar.
Do­cu­men­ta 4’ün sa­nat­çı­la­rın­dan Ge­org Jap­pe bu­nu “Do­cu­men­ta’­nın kri­zi” ola­rak ad­lan­dı­rı­yor ve şu de­ğer­len­dir­me­yi ya­pı­yor:
“Kri­zin ger­çek ne­de­ni, tüm ku­rum­la­rın sor­gu­lan­dı­ğı ve tas­fi­ye edil­di­ği bir dö­nem­de, sor­gu­la­na­maz bir ku­rum ola­rak ha­re­ket et­me­sin­de aran­ma­lı­dır.”

Do­cu­men­ta 5
(30 Ha­zi­ran – 8 Ekim 1972)
Ko­nu: “Ger­çe­ğin sor­gu­lan­ma­sı – Bu­gün­kü re­sim dün­ya­la­rı
Do­cu­men­ta 5’in ör­güt­len­me­sin­de, ilk üç Do­cu­men­ta’da pra­tik­te uy­gu­la­nan, fa­kat hiç bir za­man açık­ça ilan edil­me­yen “tek ba­şı­na so­rum­lu sa­nat­sal yö­net­men” il­ke­si ilan edil­di ve Ha­rald Sze­emann Do­cu­men­ta 5’in “ge­nel sek­re­te­ri” ola­rak ser­gi­yi dü­zen­le­di. Ba­zon Brock plan­la­ma yar­dım­cı­lı­ğı yap­tı ve Do­cu­men­ta 4’te kur­du­ğu “İz­le­yi­ci Oku­lu”nu, Do­cu­men­ta 5’te de ye­ni­den aç­tı. “İz­le­yi­ci Oku­lu” as­lın­da sa­na­tın ne ol­du­ğu, ne ol­ma­sı ge­rek­ti­ği­nin sü­rek­li de­ği­şen bir fo­rum­da sü­rek­li ye­ni­den sor­gu­la­nıp tar­tı­şıl­dı­ğı bir “okul”du.
Do­cu­men­ta 5’te 21 ül­ke­den 222 sa­nat­çı­nın 1100 sa­nat ese­ri, fil­mi, per­for­mans gös­te­ri­si ser­gi­len­di. Ay­rı­ca 1500’e ya­kın gün­lük kul­la­nım res­mi (te­le­viz­yon re­sim­le­ri, ga­ze­te re­sim­le­ri, ai­le al­bü­mün­den fo­toğ­raf­lar vb.) ve eş­ya­sı ser­gi­len­di.
“Con­cept art”, fo­to­re­alizm, tri­vi­alemb­la­ma­tik (ya da kitsch), “bi­rey­sel mi­to­lo­ji­ler”, si­ya­si pro­pa­gan­da, bi­lim-kur­gu, rek­lam gi­bi gün­cel sa­nat eği­lim­le­ri Do­cu­men­ta 5’te ken­di­le­ri­ne yer bul­du. Sa­nat ese­ri ile, gün­lük kul­la­nım re­sim­le­ri ve mal­ze­me­le­ri­nin ay­nı me­kân­lar­da yan­ya­na ser­gi­len­me­si, “Sa­nat ne?”, “Sa­nat ese­ri ne?” tar­tış­ma­sı­na ye­ni kat­kı­lar sun­du. Ay­rı­ca ser­gi­le­nen “akıl has­ta­la­rı­nın re­sim­le­ri” de kar­şı­laş­tır­ma yap­mak için, “sa­nat” ve sa­nat an­la­yı­şı­nın sor­gu­lan­ma­sı için fır­sat­lar sun­du.
Do­cu­men­ta 5, sa­nat ko­nu­sun­da da­ha ön­ce­ki Do­cu­men­ta­lar­da var olan “ob­jek­tif” ol­ma id­di­asın­dan uzak­la­şan ser­gi ol­du. Do­cu­men­ta 5’in yö­ne­ti­ci­si Ha­rald Sze­emann; “Sa­nat­la ba­ğın­tı­lı ola­rak ya­pı­la­cak her se­çim sub­jek­tif ol­mak zo­run­da­dır. Ne ka­dar sub­jek­tif olur­sa o ka­dar iyi­dir.” di­yor­du. Bu bir ya­nıy­la Do­cu­men­ta 4’e yö­ne­len eleş­ti­ri­le­re de bir ce­vap­tı. Sa­nat­ta se­çim ko­nu­sun­da tek kri­ter tek se­çi­ci­nin sub­jek­tif be­ğe­ni­si ola­rak ele alın­dı­ğın­da, bu ilan da edil­di­ğin­de, ge­ti­ri­len her eleş­ti­ri en ba­şın­dan eleş­ti­re­nin sub­jek­tif be­ğe­ni­si ile eleş­ti­ri­le­nin sub­jek­tif be­ğe­ni­si ara­sın­da­ki fark­tan kay­nak­la­nır ve eleş­ti­ri­den ge­ri­ye be­ğe­ni far­kı­nın ifa­de­sin­den baş­ka br şey kal­maz.
Fa­kat Do­cu­men­ta 5 ay­nı za­man­da ob­jek­tif ol­ma id­di­asın­dan vaz­ge­çen, bü­tün so­rum­lu­lu­ğu tek se­çi­ci­si­nin omuz­la­rı­na yı­kan, ken­di­ni eleş­ti­ri üze­ri­ne çı­ka­ran tav­rıy­la, ye­ni­ye-de­ne­ye açık­lı­ğı da en faz­la ger­çek­leş­ti­ren Do­cu­men­ta­lar­dan bi­ri ol­du.
Ser­gi önem­li öl­çü­de mü­ze­sel ser­gi sa­lon­la­rı­nın dı­şı­na da çık­tı; re­sim­le­rin be­lir­le­yi­ci ağır­lı­ğı azal­dı. Do­cu­men­ta’nın “ana bi­na­sı” Fri­de­ri­ci­anum’un gi­riş ka­pı­sı­nın üze­rin­de Do­cu­men­ta 5’te ası­lı, si­yah bez üze­ri­ne ko­ca­man be­yaz harf­ler­le ya­zı­lı “Sa­nat ge­rek­siz­dir!” pan­kar­tı bel­ki Do­cu­men­ta 5’in “ru­hu­nu” en iyi ifa­de eden şey­ler­den bi­ri­dir.
Do­cu­men­ta 5’e ka­tı­lan sa­nat­se­ver sa­yı­sı 230 bin ol­du.

Do­cu­men­ta 6
(26 Ha­zi­ran – 2 Ekim 1977)
Ko­nu: “Med­ya
Do­cu­men­ta 6 sa­na­tın mü­ze­sel ser­gi sa­lon­la­rı dı­şı­na çık­ma eğ­li­mi­ni ser­gi­nin önem­li bö­lüm­le­ri­nin şe­hir mer­ke­zi, şe­hir içi ve Karl­sa­ue par­kı­na ta­şın­ma­sı ile des­tek­le­yen ve bel­ge­le­yen Do­cu­men­ta ol­du.
Do­cu­men­ta 6’nın sa­nat­sal yö­ne­ti­ci­si Manf­red Schnec­ken­bur­ger’di. Kla­us Hon­nef, Wi­eland Schmi­ed, Evelyn We­iss’ da di­ğer dü­zen­le­yi­ci­ler­di.
Do­cu­men­ta 6’da 39 ül­ke­den 492 sa­nat­çı­nın 1400 ese­ri ser­gi­len­di.
Ser­gi 350 bin sa­nat­se­ver ta­ra­fın­dan zi­ya­ret edil­di.
Manf­red Schnec­ken­bur­ger’in yö­ne­ti­min­de­ki Do­cu­men­ta 6,“med­ya top­lu­mun­da sa­na­tın ye­ri­ni” sor­gu­la­yan, re­sim, plas­tik, per­for­man­ce, fo­toğ­raf, film, –ilk kez ol­duk­ça yo­ğun ola­rak– vi­deo, de­sen sa­nat eser­le­ri­nin hem mü­ze­ler­de hem “dı­şar­ıda” ser­gi­len­di­ği, şeh­rin –dı­şa­rı­nın– ser­gi içi­ne çe­kil­di­ği bir Do­cu­men­ta ol­du.
Bu Do­cu­men­ta’da ilk kez Do­ğu Al­man­ya’dan (Al­man­ya De­mok­ra­tik Cum­hu­ri­ye­ti) sa­nat eser­le­ri de yo­ğun bir bi­çim­de “ba­tı” sa­nat­se­ve­ri­ne su­nul­du.
Ser­gi­nin açık, ka­mu­sal alan­la­ra doğ­ru ge­niş­le­me­si Do­cu­men­ta­’nın iş­le­vin­de de bir de­ğişk­li­ği ka­çı­nıl­maz ola­rak be­ra­be­rin­de ge­tir­di: Ar­tık Do­cu­men­ta yer­leş­miş, ken­di­ni ka­bul et­tir­miş olan sa­na­tın ser­gi­len­me­si­nin de­ğil, sa­na­tın üre­ti­mi­nin ve ka­bul et­ti­ril­me­si­nin ara­cı ola­cak­tı. Bu Do­cu­men­ta dü­zen­le­yi­ce­le­ri­nin is­tek ve id­di­asıy­dı ay­nı za­man­da. Do­cu­men­ta 6 bu id­di­anın ger­çek­leş­ti­ril­me­sin­de önem­li bir adım ol­du.
fie­hir için­de ser­gi­le­nen ki­mi si­ya­si afiş­ler; biz­zat ser­gi sı­ra­sın­da ger­çek­leş­ti­ri­len ki­mi ens­ta­las­yon­lar –bu bağ­lam­da Wal­ter Ma­ria’nın Do­cu­men­ta 6 sı­ra­sın­da Fri­de­ri­ci­anum önün­de aç­tır­dı­ğı ve da­ha son­ra üze­ri­ni bir de­mir pla­ka ile kap­la­dı­ğı 1000 met­re de­rin­li­ğin­de­ki “Dü­şün­ce De­li­ği”, Jo­seph Be­uys’un or­ga­nik ve do­ğal olan­la, in­san ya­pı­sı “su­ni” ola­nı bir­leş­tir­di­ği ve Fri­de­ri­cia­num’­da­ki tüm oda­la­rı da bir­bi­ri­ne bağ­la­yan “İş­ye­rin­de Bal Pom­pa­sı” ens­ta­las­yo­nu çok ün­lü, bu id­di­anın ete ke­mi­ğe bü­rün­müş ör­nek­le­ri­dir.

Do­cu­men­ta 7
(19 Ha­zi­ran – 28 Ey­lül 1982)
Ko­nu: “1902-1960 ara­sın­da do­ğan sa­nat­çı­la­rın hiç bi­ri 5 yıl­dan es­ki ol­ma­yan eser­le­ri­nin mü­ze­sel ser­gi­le­ni­şi
Do­cu­men­ta 7 Ru­di Fuchs’un yö­ne­ti­ci­li­ğin­de ger­çek­leş­ti­ril­di. Eind­ho­ven şe­hir mü­ze­si­nin mü­dü­rü olan Ru­di Fuchs, Do­cu­men­ta 7’yi ye­ni­den ağır­lık­lı ola­rak mü­ze­sel ser­gi­le­me­ye dö­nü­şün ve bu dö­nü­şü de ye­ni mü­ze­sel ser­gi alan­la­rı­nın ya­ra­tıl­ma­sı, es­ki­le­ri­nin res­to­ras­yo­nu için bir araç ola­rak kul­lan­dı.
Do­cu­men­ta 7’de Co­os­je van Brug­gen, Ger­ma­no Ce­lant, Jo­han­nes Gach­nang, Ger­hard Stock “Sa­nat­sal Da­nış­man­lık Kon­se­yi”nde yer al­dı­lar.
Do­cu­men­ta 7’de 20 ül­ke­den 167 sa­nat­çı­nın bi­ne ya­kın ese­ri ser­gi­len­di. 380 bin ki­şi ser­gi­yi gez­di.
Do­cu­men­ta 7, “post­mo­dern” ve “ye­ni exp­res­yo­nist” adı ve­ri­len akım­la­ra sa­yı­lan eser­le­rin ağır­lık­lı ol­du­ğu bir ser­gi ol­du. “Dı­şa­rı­da” da ki­mi ens­ta­las­yon­lar ger­çek­leş­ti­ril­di. Bun­lar­dan en önem­li­si, Jo­seph Be­uys’un “7000 Me­şe Ağa­cı” ens­ta­las­yo­nu­dur.

Do­cu­men­ta 8
(12 Ha­zi­ran – 20 Ey­lül 1987)
Ko­nu: Gün­cel re­sim sa­na­tı; ens­ta­las­yon­lar, ye­ni med­ya ile sa­nat, mi­ma­ri (mo­del­ler); vi­deo, au­di­ot­hek, vi­de­ot­hek, per­for­man­ce, ide­al mü­ze bö­lüm­le­rin­de de­sen; bun­lar dı­şın­da “dı­şar­ıda” de­sen ve plas­tik­ler.
Do­cu­men­ta 8, Do­cu­men­ta 6’nın sa­nat­sal yö­net­me­ni olan Manf­red Schnec­ken­bur­ger ta­ra­fın­dan dü­zen­len­di, yö­ne­til­di. Sa­nat­sal Da­nış­man­lık Kon­se­yi’n­de Vit­to­rio Fa­go­ne, Ed­ward F. Fry, Wulf Her­zo­gen­raht, Lot­har Ro­ma­in, Ar­min Zwe­ite var­dı.
Do­cu­men­ta 8’de 24 ül­ke­den 412 sa­nat­çı ve­ya sa­nat­çı­lar kol­ek­ti­fi­nin 520 ese­ri ser­gi­len­di.
486 bin 811 ki­şi Do­cu­men­ta­’yı zi­ya­ret et­ti.
Do­cu­men­ta 8’i di­ğer­le­rin­den ayı­ran bir özel­lik, de­se­ne özel bir ağır­lık ve­ril­me­siy­di.
Mo­dern sa­nat­ta­ki gün­cel ge­liş­me­ler ve du­ru­mun zen­gin bir do­kü­man­tas­yo­nu söz­ko­nu­suy­du.
Gi­de­rek re­sim­den da­ha faz­la uzak­laş­ma, vi­de­onun da­ha faz­la kul­la­nıl­ma­sı, ens­ta­las­yon­la­rın en az re­sim­ler ka­dar yer al­ma­sı açık eği­lim­ler ola­rak ken­di­ni gös­te­ri­yor­du.

Do­cu­men­ta 9
(13 Ha­zi­ran – 20 Ey­lül 1992)
Ko­nu: Gün­cel sa­nat üze­ri­ne bil­gi­len­dir­me gös­te­ri­le­ri + Pa­ul Ga­ugu­in + Jo­seph Be­uys ve Al­ber­to Gi­aco­met­ti’nin ki­mi eser­le­ri­nin ser­gi­len­di­ği “Kol­ek­tif Bel­lek” bö­lü­mü.
Do­cu­men­ta 9 Gent’te şe­hir mü­ze­si mü­dü­rü olan Jan Ho­et’in sa­nat­sal yö­net­men­li­ğin­de dü­zen­len­di.
Jan Ho­et “ka­te­go­ri­ler­den ve ka­te­go­ri­ze et­mek­ten ka­çı­nan” bir Do­cu­men­ta id­di­asıy­la dü­zen­le­di bu ser­gi­yi.
“Tim ar­ka­daş­la­rı” ola­rak Bart de Ba­ere, Pi­er Lu­igi Taz­zi ve Denys Za­ca­ha­ra­po­ulos Do­cu­men­ta’­nın dü­zen­len­me­sin­de yer al­dı­lar.
“Sa­nat so­ru­la­ra ce­vap ver­mez, o yal­nız­ca so­ru so­rar.” di­yen Jan Ho­et’in yö­ne­ti­ci­li­ğin­de­ki Do­cu­men­ta 9 o dö­nem­e ka­dar olan Do­cu­men­ta­lar için­de en en­ter­nas­yo­nal ka­tı­lım­lı ser­gi ol­du. Top­lam 43 ül­ke­den 196 sa­nat­çı­nın bin ese­ri ser­gi­len­di.
Do­cu­men­ta 9 yi­ne iç ve dış ay­rı­mı­nı müm­kün ol­du­ğun­ca or­ta­dan kal­dır­ma­ya ça­lı­şan ve “dı­şa” açı­lan bir ser­gi ol­du.
“İç” me­kân­la­ra, Do­cu­men­ta için özel ola­rak in­şa edi­len “Do­cu­men­ta Sa­lo­nu” ek­len­di. Ay­rı­ca par­ke­vi, has­ta­lık si­gor­ta­sı bi­na­sı, şe­hir­de­ki he­men tüm mü­ze bi­na­la­rı ya­nın­da çe­şit­li park alan­la­rın­da ku­ru­lan ge­çi­ci ya­pı­lar da “iç” ser­gi me­kân­la­rı ola­rak kul­la­nıl­dı.
Ser­gi prog­ra­mın­da çok sa­yı­da ses ve vi­deo ens­ta­las­yo­nu, ey­lem­sel sa­nat, per­for­man­ce yer alı­yor­du. Prog­ram “dı­şar­ıda” ger­çek­leş­ti­ri­len ens­ta­las­yon­lar, (bun­lar için­de Ni­jer­ya­lı sa­nat­çı Mo Ego­da’nın Do­cu­men­ta­’nın sür­dü­ğü yüz gün için­de bam­bu­lar ve ip­le ger­çek­leş­tir­di­ği “İn­san Eme­ği­nin Öv­gü­sü” isim­li ku­le en dik­kat çe­ki­ci­ler­den bi­riy­di) ve prog­ra­ma ek ola­rak su­nu­lan caz,beyz­bol ve boks gös­te­ri­le­riy­le “ta­mam”lan­dı. Do­cu­men­ta 9’un bu bi­li­nen ka­te­go­ri­ler­den uzak­laş­ma tav­rı yer yer “sa­nat ye­ri­ne şov” eleş­ti­ri­le­riy­le kar­şı­lan­dı. Fa­kat ki­mi –tu­tu­cu– sa­nat çev­re­le­rin­den de ge­len bu eleş­ti­ri­ler, Do­cu­men­ta­’nın ba­şa­rı­sı­nı en­gel­le­me­di.
Do­cu­men­ta 9 609 bin 235 bi­let­li iz­le­yi­ci ile ken­di ken­di­ni fnan­se eden ilk Do­cu­men­ta ol­du.

 

Do­cu­men­ta 10
(21 Ha­zi­ran – 28 Ey­lül 1997)
Pa­ris’­te Ulu­sal Jeu de Pa­ume Ga­le­ri­si­’nin yö­ne­ti­ci­si Cat­he­ri­ne Da­vid Do­cu­men­ta­’yı dü­zen­le­yen ilk ka­dın yö­ne­ti­ci ol­du.
Cat­he­ri­ne Da­vid ti­mi­ne Hor­ten­sia Völc­kers’i ge­nel asis­tan, Je­an Fran­co­is Chev­ri­er’i de da­nış­man ola­rak al­dı.
Do­cu­men­ta 10 ko­nu­su­nu “Kül­tü­rel Ma­ni­fes­tas­yon” ola­rak be­lir­le­di.
fie­hir­leş­me, top­rak/alan/böl­ge, kim­lik, va­tan­daş hak­la­rı, sos­yal/ulu­sal dev­let, dev­let ve ırk­çı­lık, pa­zar­la­rın ev­ren­sel­leş­me­si ko­nu­la­rı “par­kur” adı ve­ri­len tek tek bö­lüm­ler­de sa­nat­çı­la­rın bu ko­nu­lar­da­ki re­sim, plas­tik, vi­deo, ens­ta­las­yon, per­for­man­ce vb. eser­le­riy­le sor­gu­la­nı­yor­du.
Ay­rı­ca “100 Gün, 100 Ko­nuk” adı­nı ta­şı­yan bir prog­ram­da her gün bir sa­nat­çı be­lir­len­miş bir ko­nu­da zi­ya­ret­çi­ler­le soh­bet ve tar­tış­ma top­lan­tı­la­rı­na ka­tı­lı­yor­du.
“Ret­ro-Pers­pek­ti­ve” ad­lı bir bö­lüm­de de geç­miş sor­gu­la­nıp, ge­le­cek için ta­sa­rım­lar tar­tı­şı­lı­yor­du.
Do­cu­men­ta 10, ade­ta “sa­nat an­cak so­ru so­rar” di­yen Do­cu­men­ta 9’a bir ce­vap; sa­na­ta ve sa­nat­çı­ya ger­çe­ği de­ğiş­tir­me­de ak­tif rol yük­le­yen bir ko­num­day­dı. Bu açık po­li­tik ta­vır da “es­te­tik seç­kin­le­rin ken­di ken­di­le­ri­ni tat­mi­ni”, “sa­nat de­ğil du­var ga­ze­te­si”, “mo­dern yı­kın­tı” vb. ad­lar­la eleş­ti­ri ve sal­dı­rı­ya uğ­ra­dı. İl­ginç olan şu­dur ki, bun­dan bir ön­ce­ki Do­cu­men­ta 10.’nun kar­şı­tı bir prog­ram ve id­di­aya sa­hip ol­ma­sı­na rağ­men na­sıl ki iz­le­yi­ci / se­yir­ci­nin be­ğe­nis­ini ka­za­nıp, ba­şa­rı­lı ol­duy­sa; Do­cu­men­ta 10 da Do­cu­men­ta 9’un kont­rast prog­ra­mı­na rağ­men bu ba­şa­rı­yı tek­rarl­adı, hat­ta aş­tı.
27 ül­ke­den 138 sa­nat­çı­nın 569 ese­ri­nin ser­gi­len­di­ği Do­cu­men­ta 10’u 631 bin bi­let­li iz­le­yi­ci zi­ya­ret et­ti. Do­cu­men­ta 10 bü­tün Do­cu­men­ta ta­ri­hi­nin sa­de­ce ken­di ken­di­ni fi­nan­se et­mek­le kal­ma­yıp, net ge­lir el­de eden ilk ser­gi­si ol­du.
Do­cu­men­ta 10’da “iç” ser­gi me­kân­la­rı­na bir bö­lü­mü “Kül­tür İs­tas­yo­nu” adı al­tın­da ser­gi sa­lo­nu ola­rak kul­la­nıl­ma­ya baş­la­nan Kas­sel ana is­tas­yon bi­na­sı da ka­tıl­dı.